Sadece hikmet.net'te ara
*

Son Cevaplar

  • Peygamberler, insanların ihtilaflarının olduğu dönemlerde mi gönderilmiştir?

    >>>
  • Biz gayr-i müslim bir ülkede yaşıyoruz ve hınzır eti satıyoruz. Hükmü nedir?

    >>>
  • Hz. Hızır'a (as) Kader dairesinde görevli olarak bakılabilir mi?

    >>>
  • Cennet'te imtihana tabi tutulan Hz. Adem'in şahsı mıydı?

    >>>
  • Kendimize bakışımız nasıl olmalıdır?

    >>>
Gündem Yazıları
Dinimizde ve Örfümüzde Nişanlanma - 1

İslâm'a göre evlenmek, sadece zevk ve haz için değil; aile teşkili, milletin bekâ ve devamı, ferdin duygu ve düşüncelerinin dağınıklıktan kurtarılması ve cismânî hazlarının zapturapt altına alınması içindir. Bu konuda zevk ve hazlar ise, fıtratın çok meselelerinde olduğu gibi, birer avans ve imrendirmeden ibarettir.

Devamını oku...
 
Yas Tutma (İhdâd)

İhdâd yani yas tutmak, ölüm veya kesin (bâin) boşama sebebiyle evliliği sona eren mükellef ve Müslüman bir kadının, evlenme yasağı bulunan iddet süresince yas tuttuğu iz­lenimini verecek şekilde üzüntüsünü dışa vurmasını, çevresinin yadırgayacağı şekil­de memnun ve mutlu görünmekten sa­kınmasını ifade eder.

Devamını oku...
 
İslam ve Diğer Geleneklerde Kadın: Önemli Bir Yanlışı Tashih

Giriş

Batı düşüncesi ve paradigmaları, Batının kültürel mirasına, bir başka bölgeninkiler de, yine kendi kültürel birikimine dayanır. Son asırlarda dünyada hakim olan daha çok Batı kültür mirası olduğu için, din ve bu arada İslâmiyet’e de, batılı düşünürler ve müsteşriklerle birlikte, Müslüman dünyasının yabancılaşmış aydınları tarafından, bu kültür mirasının temel paradigmaları ve onun en önemli unsurlarından olan Kitab–ı Mukaddes geleneği açısından yaklaşılmış ve bu geleneğe yöneltilen eleştiriler, aynen İslâm’a da yöneltilmiştir. Bu bakımdan, aşağıdaki yazıda, bu yanlış tutumun yol açtığı yanlış anlamalardan biri olarak İslâm’da kadının yerini, Kitab–ı Mukaddes geleneğinin “aydınlanma” asırlarında tenkit edilen unsurları noktasında ele almanın yanlışlığını ortaya koymaya çalışacağız. Bunu yaparken, Kur'ân’ın, “En yakınlarınızın aleyhine de olsa, adaletten ayrılmayın!” (6:152) ve “Ey iman edenler! Adaleti tam yerine getirerek Allah için şahitlik edenler olun, kendinizin, anne–babanızın ve yakınlarınızın aleyhine bile olsa; hakkında şahitlikte bulunduğunuz kişi, (kendisinden fayda umduğunuz veya çekindiğiniz bir) zengin veya (size hiç faydası dokunmayacak bir) fakir de olsa” (4:135) emirlerine imtisalen, objektif ve âdil olmaya çalışacağız. Maksadımız, ne herhangi bir dini yüceltmek (ki, yüce olan zaten yücedir), ne de küçük düşürmektir. Müslüman sıfatıyla, aynı zamanda bütün peygamberleri de, onlara gelen İlâhî mesajları da, onlara geldiği şekliyle kabullenmek mecburiyetinde olduğumu biliyorum. Ne var ki, Kitab–ı Mukaddes geleneğinin hakim olduğu dünyada, araştırmada söz konusu edilecek noktalar önemli oranda son asırlarda tashih edilmiş olmakla birlikte, ne yazık ki, onlardan hareketle İslâm, halâ kadının aşağılanmasının sembolü ve sebebi gibi görülüp, öyle takdim edilebilmektedir. Dolayısıyla maksadım, yanlıştan hareketle İslâm için oluşturulan haksız ve tamamen yanlış imajı düzeltmek ve gerçeği ortaya koymaktır.

Devamını oku...
 
Mevlidin Hükmü Nedir? Tarihte Mevlid Kutlanmış mıdır?

Mevlid; doğum vakti, doğum günü demektir. Ayrıca 'doğuş' manasına gelen 'vilâdet' kelimesi de mevlid yerine kullanılır. Mevlid-i Şerif ise Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in doğumu manasına gelir.. Yani Şerefli Doğum, Kutlu Doğum. Halk arasında mevlid denildiğinde, mübarek gün ve gecelerde ya da özel günlerde toplanıp, Kur'an, ilahi okumak ve Süleyman Çelebi'nin yazmış olduğu ve Peygamberimiz'i övdüğü "Vesiletü'n Necat" adlı eserini çeşitli makamlarla seslendirmek akla gelir.


Devamını oku...
 

Günün Ayeti

"Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve hep doğru söz söyleyin ki Allah da işlerinizi ve hallerinizi düzeltsin, günahlarınızı affetsin!"
Ahzâb sûresi, 33 / 70
İslâm İlmihali

Günün Hadisi

"Sizden biri dilenmeye devam ettiği takdirde yüzünde bir parça et kalmamış halde Allah'a kavuşur." (Buhari, Zekât 52)

Hikmet'ten

“Gıybet ve dedi-kodu kadar bir toplumu fesada sürükleyen ikinci bir virüs gösterilemez.”
-***