Sadece hikmet.net'te ara
*
Ana Sayfa arrow İslâm İlmihali arrow Namaz
Vitir Namazı Yazdır E-posta
Akademi A. Heyeti   
12.06.2006

Vitir (vitr) Arapça'da çiftin karşıtı "tek"anlamındadır.

Vitir namazının vakti, yatsı namazının vaktidir. Ancak vitir namazı yatsı namazından sonra kılınır. Peygamber Efendimiz, günün kılınan son namazının vitir namazı olmasını tavsiye ve teşvik etmiştir. Yani gecenin kılınan son namazı olmasını tavsiye etmiştir ki bu da gecenin son üçte biridir. Sabah namazı vaktinin girmesine yakın bir vakittir. Yine Allah Resûlü, gece uyanamayacağından endişe edenlerin de yatmadan önce vitri kılabileceklerini belirtmiştir. Bu itibarla eğer bir kimse uyanacağından emin ise, vitir namazını gecenin sonuna kadar geciktirmesi ve teheccüt namazından sonra kılması faziletlidir. Çünkü hadisi şeriflerden Peygamber Efendimiz'in teheccüt namazından sonra vitri kıldığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca teheccüd namazı kılmaya alışmak için de vitir geceye bırakılabilir. Böylelikle hem teheccüd kılınmış hem de ondan sonra hadiste teşvik edildiği üzere vitir kılınmış olur. Diğer taraftan bir insan uykudan uyanacağına güveni yoksa, uyumadan önce vitir namazını kılmalıdır.

Vitir namazı Hanefîlere göre akşam namazı gibi bir selâmla kılınan üç rekâttan ibaret olup akşam namazından farkı, bunun her rekâtında Fatiha ve ardından bir sûre ve son rekâtta rükûdan önce tekbir alınarak kunut duası okunmasıdır. Bu tekbiri almak ve kunut duasını okumak Ebu Hanife'ye göre vaciptir ve hangisi terk edilse sehiv secdesi gerekir. Ebu Yusuf ve Muhammed'e göre kunut duası okumak sünnettir. Vitir namazı, müstakil bir namaz olduğu için vaktinde kılınamadığında kaza edilmesi gerekir.

Son Güncelleme ( 20.02.2009 )
 
< Önceki   Sonraki >

Günün Ayeti

"Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki yanlarında Allah zikredilince kalpleri ürperir, kendilerine O'nun âyetleri okununca bu, onların imanlarını artırır ve yalnız Rab'lerine güvenip dayanırlar."
Enfal suresi, 8 / 2
İslâm İlmihali

Günün Hadisi

"Mü'min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü hatta ufak tasa isabet edecek olsa, Allah onun sebebiyle mü'minin günahından bir kısmını mağrifet buyurur." (Buhari, Marda 1)