Buradasınız: Ana SayfaKAYNAKLARTecvid
  

İdğam, Tanımı, Çeşitleri

Yazar : hikmet.net


Tarih : 3/28/2012

1. İdğâmın Tanımı

İdğâm sözlükte, “bir şeyi başka bir şeye katmak” anlamındadır. Tecvid ıstılahında ise;

“İdğâm, sakin bir harfin harekeli bir harfle karşılaşması halinde şeddeli harfe dönüşmesidir.” şeklinde tarif edilmiştir.

2. İdğâmın Unsurları

İdğâm, müdğam ve müdğamün fîh olmak üzere iki unsurdan meydana gelir:

Müdğam: Kendinden sonraki harfin cinsine çevrilecek olan cezimli harftir.

Müdğamün Fîh: Bir önceki cezimli harfin katıldığı, harekeli ikinci harftir.

إِذْ ذَهَبَ” kelimesindeki “ذْ” harfi müdğam, “ذَ” harfi müdğamün fîhtir.

3. İdğâmın Şartları

Bir harfin diğer bir harfe idğâm edilebilmesi için;

a) Müdğam sakin, müdğamün fîh harekeli olmalıdır:

﴿ وَاذْكُرْ رَبَّكَ ﴾

﴿ يُدْرِكْكُمُ الْمَوْتُ ﴾

﴿أَيْنَمَا يُوَجِّهْهُ

b) Müdğam ile müdğamün fîh yanyana bulunmalıdır:

﴿ قُلْتُمْ مَا نَدْرِي ﴾ ﴿ اِنْ نَحْنُ ﴾ ﴿ اَحَطْتُ

c) Sakin olan müdğam, med harfi olmamalıdır: Aşağıdaki örneklerde idgam yoktur.

﴿ اَلَّذِي يُوَسْوِسُ ﴾ ﴿ فَذَاقُوا وَبَالَ ﴾ ﴿ قَالوُا وَهُمْ ﴾

5. İdğâm Çeşitleri[1]

İdğâm; idğâm-ı mealğunne, idğâm-ı bilâgunne, idğâm-ı misleyn, idğâm-ı mütecaniseyn, idğâm-ı mütekaribeyn ve idğâm-ı şemsiyye olmak üzere altıya ayrılır:

a) İdğâm-ı Mealğunne

Sakin nûn veya tenvinden sonra “يَمْنُو” (ي, م, ن, و) harflerinden biri gelirse, “idğâm-ı mealğunne” olur:

: ve berkiyyy yec’alûne﴿ وَ بَرْقٍ يَجْعَلُونَ ﴾ : meyyy yekûlü﴿ مَنْ يَقُولُ ﴾ ي

: meselemmm mâ﴿ مَثَلاً مَا ﴾ : mimmm mâlin﴿ مِنْ مَالٍ ﴾ م

:Hıttatünnn nağrif﴿ حِطَّةٌ نَغْفِرْ ﴾ : annn nefsin﴿ عَنْ نَفْسٍ ﴾ ن

: ve ra’düvvv ve berkun﴿ وَ رَعْدٌ و َبَرْقٌ ﴾ : mivvvâlin﴿ مِنْ وَالٍ ﴾ و

İdğâm-ı mealğunnede, sakin nûn veya tenvin kendisinden sonra gelen bu harflerden birine idğâm edilerek şeddeli harf gibi okunur:

﴿ وَ بَرْقِ   يَّجْعَلُونَ ﴾     ﴿ مَن  يَّقُولُ ﴾

﴿ مَثَلاَ   مَّا ﴾            ﴿ مِن  مَّالٍ ﴾

﴿ حِطَّةُ    نَّغْفِرْ ﴾       ﴿ عَن  نَّفْسٍ ﴾

﴿ وَ رَعْدُ    وَّبَرْقٌ ﴾      ﴿ مِن  وَّالٍ ﴾

b) İdğâm-ı Bilâğunne

Sakin nûn veya tenvinden sonra “ل: lâm” veya “ر: ra” harflerinden biri gelirse, “idğâm-ı bilâğunne” olur:

: Muhammedür resûlullahi﴿ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ ﴾

: hüdel lilmüttakîne﴿ هُدًى لِلْمُتَّقينَ ﴾

: Ğafûrur rahîmün﴿ غَفُورٌ رَحيمٌ ﴾

Bu idğâm tam ve ğunnesizdir. Bu idğâmda sakin nûn veya tenvin, “lâm” veya “ra” harfine dönüşür, bu harfler de şeddeli olarak ve ğunnesiz okunur:

﴿ مُحَمَّدُ   رَّسُولُ اللّٰهِ ﴾ ﴿ هُدَى لِّلْمُتَّقِينَ ﴾

﴿ مِن   رَّبِّهِمْ ﴾ ﴿ غَفُورُ    رَّحيمٌ ﴾ ﴿ ثَمَرَةِ   رِّزْقًا ﴾

İdğâm-ı bilâğunnede müdğam ve müdğamün fîh ayrı ayrı kelimelerde bulunur:

﴿ بَشَرًا رَسُولاً ﴾ ﴿ مِنْ رَبِّكَ ﴾ ﴿ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللّٰهِ ﴾

c) İdğâm-ı Misleyn

Mahreçleri ve sıfatları aynı olan (misleyn) iki harften, sakin olan birincisinin, harekeli olan ikincisine idğâm edilerek okunmasına “idğâm-ı misleyn” denir:

﴿وَاذْكُرْ رَبَّكَ ﴾ ﴿ اٰتٰيهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ ﴾

﴿ وَلاَ يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًا ﴾

İdğâm-ı misleynde sakin olan birinci harfin, kendinden sonra gelen harfe katılması kaçınılmazdır. Dolayısıyla bu tecvid kuralı, birinci harften eser kalmaması ve ikinci harfin şeddeli olarak okunması şeklinde uygulanır:

﴿وَاذْكُر  رَّبَّكَ﴾ ﴿اٰتٰيهُم  مِّنْ فَضْلِه﴾ ﴿وَلاَ يَغْتَب  بَّعْضُكُمْ بَعْضًا﴾

İdğâm-ı misleyn aynı kelimede veya ayrı ayrı kelimelerde olabilir:

﴿ وَرَاۤءَهُمْ مَلِكٌ ﴾ ﴿ تَسْطِعْ عَلَيْهِ ﴾ ﴿ يُوَجِّهْهُ

İdğâm-ı misleyn iki bölümde incelenir:

İdğâm-ı Misleyn Mealğunne: Sakin nûnun, harekeli nûna, sakin mîmin de harekeli mîme uğraması halinde yapılan idğâmdır:

﴿ كَمْ مِنْ فِئَةٍ ﴾ ﴿ وَمَنْ نُعَمِّرهُ ﴾ ﴿ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ ﴾

Bu idğâm, ğunne sıfatı gösterilmek ve bir buçuk elif miktarınca tutulmak suretiyle icra edilir.

İdğâm-ı Misleyn Bilâğunne: Nûn ve mîmin dışındaki harflerin birbirine idğâm edilmesine denir:

﴿ فَمَا رَبِحَتْ تِجَارَتُهُمْ ﴾ ﴿ فَلاَ يُسْرِفْ فِي الْقَتْلِ ﴾ ﴿ فَقُلْ لَنْ ﴾

Bu idğâm, ğunne yapmaksızın ve tutma için özel bir zaman ayırmaksızın icra edilir.

İdğâm-ı misleynin hükmü vaciptir.

d) İdğâm-ı Mütecaniseyn

Mahreçleri aynı, sıfatları farklı olan (mütecanis) iki harften, sakin olan birincisinin, harekeli olan ikincisine idğâm edilerek okunmasına “idğâm-ı mütecaniseyn” denir.

﴿ فَلَمَّاۤ اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ ﴾ ﴿ فَاٰمَنَتْ طَاۤئِفَةٌ ﴾ ﴿ اِذْ ظَلَمُوا ﴾

Âsım kıraatinde mahreçleri aynı olup sıfatları farklı olan sekiz harf vardır ve bu harfler üç grupta toplanmıştır:

﴿ فَرَّطْتُ ﴾ ﴿ وَدَّتْ طَاۤئِفَةٌ ﴾ ﴿ مَاۤ اَشْهَدْتُهُمْ ﴾ ط-د-ت :1-

﴿ يَلْهَثْ ذٰلِكَ ﴾ ﴿ اِذْ ظَلَمُوا ﴾ ﴿ اِذْ ظَلَمْتُمْ ﴾ ظ-ذ-ث :2-

﴿ يَا بُنَيَّ ارْكَبْ مَعَنَا ﴾ ب-م : 3-

e) İdğâm-ı Mütekaribeyn

Mahreçleri veya sıfatları birbirine yakın olan (mütekarib) iki harften, sakin olan birincisinin, harekeli olan ikincisine katılarak okunmasına “idğâm-ı mütekaribeyn” denir:

﴿ قُلْ رَبِّ ﴾ ﴿ بَلْ رَبُّكُمْ ﴾ ﴿ اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ

İdğâm-ı mütekaribeyn harfleri dört tane olup bu harfler iki grupta toplanmıştır:

﴿ بَلْ رَفَعَهُ اللّٰهُ ﴾ ﴿ قُلْ رَبِّ ﴾ ر-لْ : 1-

﴿ اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ ﴾ ك-قْ : 2-

Bu grupta “لْ: lâm” önce gelir ve bu idğâm “لْ: lâm” harfinin tam idğâm yapılarak “ر: ra” harfine dönüşmesi şeklinde uygulanır.

İkinci grubun Kur’ân-ı Kerimde bir tane örneği vardır. Bu da اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ (Mürselât, 77/20) âyetidir.

f) İdğâm-ı Şemsiyye

“Lâm-ı tarif”in, kendisinden sonra gelen on dört şemsî harften birine idğâm edilerek okunmasına, “idğâm-ı şemsiyye” denir.

İdğâm-ı şemsiyye harfleri, şu beyti meydana getiren kelimelerin ilk harfleridir:

تُبْ- ثُمَّ -دَعْ ذَنْبًا- رَمٰى -زِدْ -سُمْعَةً

شِمْ- صَدْرَ- ضَيْفٍ- طَابَ- ظَنٌّ- لَهُ- نَعْمَ

﴿ اَلشَّاهِدُ ﴾ ﴿ اَلشَّكُورُ ﴾             ش ﴿ اَلتَّالِيَاتُ ﴾       ﴿ اَلتَّوْبَةُ ﴾    ت

﴿ اَلصَّالِحَاتُ ﴾ ﴿ اَلصَّابِرَاتُ ﴾          ص ﴿ اَلثَّاقِبُ ﴾ ﴿ اَلثَّوَابُ ﴾   ث

﴿ اَلضَّآلّينَ ﴾ ﴿ اَلضَّفَادِعُ ﴾      ض ﴿ اَلدَّهْرُ ﴾ ﴿ اَلدُّنْيَا ﴾    د

﴿ اَلطَّارِقُ ﴾ ﴿ اَلطَّرِيقَةُ ﴾ ط           ﴿ اَلذَّارِيَاتُ ﴾ ﴿ اَلذِّكْرُ ﴾    ذ

﴿ اَلظُّلُمَاتُ ﴾ ﴿ اَلظّٰاهِرُ ﴾            ظ ﴿ اَلرَّحْمٰنُ ﴾ ﴿ اَلرَّحيمُ ﴾ ر

﴿ اَللَّذَانِ ﴾   ﴿ اَلَّيْلُ ﴾                      ل ﴿ اَلزَّكٰوةُ ﴾  ﴿ اَلزُّخْرُفُ ﴾  ز

﴿ اَلنَّعيمُ ﴾ ﴿ اَلنَّصيرُ ﴾                             ن  ﴿ اَلسَّاعَةُ ﴾   ﴿ اَلسَّمَاۤءُ ﴾   س

Bu idğâmda “lâm-ı tarif” okunmaz, şemsî harfin cinsine çevrilir ve şemsî harf şeddeli olarak okunur.

6. İdğâmın Faydası

İdğâmın faydası, okuyuşta kolaylık sağlamaktır. Çünkü idğâmlı okuyuşta dil, tek harf varmış gibi mahreci bir kez, idğâmsız okuyuşta ise iki kez kullanır.

7. İdğâmından Sakınılması Gereken Harfler

a) ع: ayn, غ: ğayn ve ح: hâ

“ع: ayn”ın, “غ: ğayn”a veya “ح: hâ”nın “ع: ayn”a veya tersi idğâmlı okuyuş caiz değildir:

﴿ وَاسْمَعْ غَيرَ مُسْمَعٍ ﴾ ﴿ اَفْرِغْ عَلَيْنَا ﴾ ﴿ فَاصْفَحْ عَنْهُمْ ﴾

b) د: Dâl

“د: dâl” harfinin, “ض: dâd” harfine idğâmı da caiz değildir:

﴿قَدْ ضَلَلْتُمْ﴾ ﴿قَدْ ضَلُّوا﴾

c) Ra: ر

“ر: Ra” harfinin, “lâm”a idğâmı da caiz değildir:

﴿ اِغْفِرْلَنَا ﴾ ﴿ يَنْشُرْلَكُمْ ﴾ ﴿ وَاصْطَبِرْ لِعِبَادَتِهِ

d) ض: dâd

“ض: dâd” harfinin, “ت: tâ” ve “ط: ta” harflerine idğâmı caiz değildir. Bu harfin apaçık okunması hususunda farklı görüş yoktur:

﴿ مَرِضْتُ ﴾ ﴿ قَبَضْتُ ﴾ ﴿ فَمَنِ اضْطُرَّ ﴾ ﴿ اَقْرَضْتُمْ ﴾

e) ف: fâ

“ف: fâ” harfinin, mahreçleri aynı olan “م: mîm”, “و: vâv” ve “ب: bâ” harflerine idğâmı caiz değildir. Bu sebeple aşağıdaki âyetlerde yer alan bu harfler arasında idğâm yapılamaz:

﴿ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوا ﴾ ﴿ لاَ تَخَفْ وَلاَ تَحْزَنْ ﴾

﴿ اِنْ نَشَاْ نَخْسِفْ بِهِمُ اْلاَرْضَ ﴾

f) م: mîm

“م: mîm” harfinin de “ف: fâ” ve “و: vâv” harflerine idğâmı caiz değildir:

﴿ قُمْ فَاَنْذِرْ ﴾ ﴿ وَمَنْ يُسْلِمْ وَجْهَهُۤ اِلَى اللّٰهِ ﴾



[1] Ğunne, genizden çıkan hafif sakin bir nun’dur.” Ğunnenin varlığı ise burnumuzu açıp kapamakla belli olur. Burundan ses geliyorsa ğunne var ses gelmiyorsa ğunne yoktur.