Hayrettin Karaman Hoca'nın bu konuda şöyle bir değerlendirmesi var: “Faiz olursa, oran ne olursa olsun helal olmaz. Enflasyon oranında fazlalık faiz değildir. Mesela birine yüz lira ödünç verseniz, alt ay sonra enflasyon yüzde otuz olduğu için 130 lira alsanız bu otuz liralık rakam fazlalığı faiz değildir, alt ay önce verdiğiniz paranın -satın alma gücü bakımından- eşit karşılığıdır. Alacaklar tahsil edilirken, borçlar ödenirken enflasyon farkının da ödenmesi gerekir. Aksi halde alınan borç eksik ödenmiş, alacaklının hakkı yenmiş olur. Enflasyon farkının hesaplanmasında bazı problemler bulunduğu için, borçlunun hakkı yenmesin ve fazla ödeme olmasın diye ihtiyaten birkaç puan eksik hesaplama yapılması uygun olur.”
İslâm’da borç ve alacaklardan kar yapılamaz. Borçlu da alacaklı da zarara uğratılmaz. O yüzden eskiden borçlar, fiyatı genelde sabit olan altına çevriliyor ve ona göre tahsil ediliyordu. Böyle altın üzerinden değerlendirme mümkünse onu yapabilirsiniz. Olmazsa Hayrettin Karaman Hoca'nın fetvasıyla amel edebilirsiniz.