Buradasınız: Ana SayfaMAKALELERHadis
  

Eğer siz tevbe edip, günah işleyen bir kavim olmasaydınız, Cenab-ı Allah sizi helak eder, günah işleyip tevbe eden bir kavim getirirdi' hadisini nasıl anlamalıyız?

Soran : hikmet.net

Tarih : 4/29/2011

Eğer siz tevbe edip, günah işleyen bir kavim olmasaydınız, Cenab-ı Allah sizi helak eder, günah işleyip tevbe eden bir kavim getirirdi' (Müslim, Tevbe 1; Müsned, 1/289) hadisini nasıl anlamalıyız?

Cevaplar

Efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem, bahsedilen hususu iki ayrı şekilde şöyle beyan etmiştir:

“Canım, kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki, siz hiç günah işlememiş olsaydınız, Allah sizi yok eder, yerinize günah işleyip Allah’dan bağışlanma dileyecek bir millet getirir de onları bağışlardı.” (Müslim, Tevbe 9) “Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah, günah işleyen ve günahlarından tövbe ve istiğfar eden bir topluluk yaratır da onları bağışlardı.” (Müslim, Tevbe 9)


Bu iki rivayeti belki şu mübarek beyanlarla da beraber düşünmek lazım: Efendimiz şöyle Buyurur: Allah Tebâreke ve Teâlâ’dan naklederek şöyle buyurmuştur:

Bir kul bir günah işledi de “Allahım, günahımı bağışla” dedi mi, Allah Tebâreke ve Teâlâ:

 “Kulum bir günah işledi ve (fakat) günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi” der.

Sonra kul tekrar günah işledi de “ Rabbim, günahımı bağışla” dedi mi, Allah Tebâreke ve Teâlâ: “Kulum bir günah işledi ve (fakat) günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi” der.

Sonra kul tekrar günah işledi de “Rabbim, günahımı bağışla” dedi mi Allah Tebâreke ve Teâlâ:

“Kulum bir günah işledi ve fakat günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim, artık dilediğini yapsın” buyurur. (Buhârî, Tevhid 35; Müslim, Tevbe 29)

 Anlaşılan şudur: Allah (c.c), Rahman, Gafur, Rahim, Afüvv gibi mübarek isimlerinin gereği affetmek istemektedir. Affetmek, bir günaha mukabil olur. Suçsuz insanın affedilmesi söz konusu olamaz. Öyleyse günah işleyen birileri lazımdır. O da insandır. İnsanın tabiatında günah işlemek vardır. Evet, insan günah işleyecektir ama günahıyla kalmayacak, Rabbine dönecek ve affını isteyecektir. Bir diğer ifadeyle düşüp kalmayacak, düşüp kalkacak ve Rabbine koşacaktır. Allah’ın istediği de budur. Yani kulunun kendisine dönmesi, kendisini hatırlamasıdır. Son hadisi şerif bunu beyan etmektedir.


Ulemadan Tîbî der ki: "Hadiste, Allah hususunda aldananların vehmettikleri gibi, günah işlemekte berdevam olanlara teselli mevcut değildir. Zira Peygamberler aleyhimüsselam, insanları günahlara banmaktan kurtarmak için gönderildiler. Hadis, Allah Teâlâ Hazretlerinin günahkârları tevbeye teşvik için onlara olan mağfiretini beyan etmektir. Öyleyse hadisten murad olan ma'nâ şöyle olmalıdır: Allah Teâlâ, muhsin olanlara vermeyi sevdiği gibi, günahkâr olanları da affetmeyi sevmektedir. Buna, Allah'ın birçok ismi delalet eder: "Gaffâr, Halîm, Tevvâb, Afüvv gibi. Yahud, kullarını tek bir hal üzere yaratmamıştır,  nitekim melekler günah işlemekten uzak olarak yaratıldığı halde, insanlar farklı meyillerle yaratılmıştır. Bir kısmı hevâya meyyaldir, onun gereklerini yapma durumundadır. Allah, bu fıtratta olanları hevaya uymaktan kaçınmakla mükellef kılar ve ona yaklaşmayı yasaklar. Hevâ ile mübtela ettikten sonra tevbeyi öğretir. Eğer imtihana rağmen hevaya uymazsa ecri Allah'a aittir. Eğer yolu şaşırırsa, önünde tevbe vardır."

Cevaplayan : hikmet.net

Tarih : 6/2/2011