Buradasınız: Ana SayfaCEVAPLARMuhtelif
  

Zamanımı nasıl daha iyi şekilde değerlendirebilirim?

Soran : hikmet.net

Tarih : 4/20/2012

Çok şey yapmak istediğim halde kendimde o gayreti bulamıyorum. Kendimi birçok alanda geliştirmek, bol bol kitap okumak, derslerime 'daha fazla' çalışmak istiyorum, vaktimi boşa geçirmek istemiyorum ama olmuyor. Onca zaman su gibi akıp gidiyor ve ben kendimi çok boş bir insan gibi hissediyorum. Tavsiyeleriniz nelerdir?

Cevaplar

Birincisi, kendinizi yakın takibe alın. Hiç boşa vakit geçirip geçirmediğinizi kontrol edin. Mesela yemeğe, çaya, arkadaşlarla konuşmaya vs. ne kadar zaman harcıyorsunuz, sorgulayın. Bütün bunları "ihtiyaç" ölçüsünde tutun. İhtiyacınız olmayan kısmında kalkın, kitabın başına oturun ya da ibadetinizi yerine getirin veyahut da gerekli işlerinize başlayın. Unutmayın zaman, insanın değerlendirmesine göre değerlenir. Zamanı kullanacak olan sizsiniz.

İkincisi, işlerinizi, meşguliyetlerinizi gereklilik, ihtiyaç, zaruret şeklinde sıralamaya tabi tutun. Gerekli olmayanları kapı dışarı edin. Mesela ekonomiyle ilgilenmiyorsanız, onun size bir faydasını görmüyorsanız, gazete okurken ekonomi sayfasında vakit kaybetmenizin manası yoktur. Amerika'da bir kaza olmuş, bir kaç kişi ölmüş..vs. bunun size getireceği bir fazilet ve şuur yoktur, bununla ilgilenmeyin. Aynı meseleyi televizyon izlerken, internette iş yaparken, birisiyle sohbet ederken de düşünebilirsiniz.

Üçüncüsü, yaptığınız işe iyi odaklanın. Namaz kılıyorsanız namaza, ders çalışıyorsanız derse, birine gerekli bir şey anlatıyorsanız o anlatmaya odaklanın. Zamanımızda çokça yaşanan gizli strese meydan vermeyin. Yani bir işi yaparken başka bir işin telaşında olmayın. Yaptığınız işin hakkını verin. Bunu yapabildiğiniz takdirde, belki otomatik olarak, sizin için en gerekli işleri seçmeye zorlanacaksınız. Şunu hatırınızdan çıkarmayın, zaman denilen mefhum insanın emrine verilmiş bir nimettir. İnsan onu ne kadar iyi değerlendirirse, ona ne derece odaklanır, yoğunlaşırsa, konuştuğu kelimelerin dahi hesabını yaparsa, kırmızı ışıkta beklerken dahi işe yarar bir zikirle, bir düşünceyle meşgul olursa, zaman da ona genişler, açıldıkça açılır. Zira zaman içinde zaman vardır. Zamanın kıymetini bilmeden har vurup harman savuran; beş dakika konuşulacak bir meseleye bir saat harcayan, otobüste giderken bir saatlik yolu sağına soluna bakmakla israf eden kişilere ise o mefhum, daraldıkça daralır..Hasılı; yoğunlaşmayla zamanın genişlemesi arasında sırlı bir münasebet vardır. Belki de büyük zatların yaşadıkları "bast-ı zaman= zamanın genişlemesi" meselesine bir de bu açıdan bakmak gerekir.

Dördüncüsü, bütün bunları yaparken iradenin sırrını iyi kavramalı ve onu iyi kullanmalıdır. Evet irade, kullandıkça kuvvetlenen bir yapıdır. Şunu yapamıyorum, bunu yetiştiremiyorum diyen bir insan, mutlaka iradesini kullanmalı, baştan meseleye ümitsiz bakmak suretiyle iradesini felç etmemelidir. Yapılacak işte, kullanılacak metod, takip edilecek usul, riayet edilecek sebepler ne ise, sırasıyla ve gücünün yettiği nisbette onlara başvurmalı ve Allah’ın inayetine, rahmetine, lütfuna, kudretine, hikmetine sığınarak yoluna devam etmelidir. Tabi bu fiilî duadan sonra kavlî dua da unutulmamalıdır.

 

Cevaplayan : hikmet.net

Tarih : 4/20/2012